Vehhabilik Mezhebi

Vehhabilik Mezhebi

Bu mezhebi kuran kişi Muhammed bin Abdülvehhab isminde bir şahıstır. Abdülvehhab ise, Sünni İslam’ın lafızcı bir kolu olan Hanbeli ekolü içerisinde yetişmiştir. Abdülvehhab, radikal görüşleri ile tanınan bir İslam alimi olarak bilinmektedir.

Vehhabiliğin temelleri hicri takvime göre dördüncü yüzyıla kadar uzanmaktadır. O zamanlar Hanbeli mezhebinden yani  ehl-i sünnet yolundan ayrılmış bazı kişiler, manası kapalı olan ayetlere ve hadislere, görünen manalarına göre kendilerince yorumlar getirerek bu yorumlara tutunmaya başlamışlardır. Sonrasında ise Allah’ı (C.C.) bir takım teşbih ve tescimlerle kendilerince bir benzetmeye gitmişlerdir.

İnsanların kendilerine inanmalarını sağlamak amacıyla da selef-i salihinin izinden gittiklerini ileri sürmüş ve sonraları kendilerini selefi olarak adlandırmışlardır. Fakat Hanbeli mezhebinin ileri gelenleri bu kişilerin selef-i salihinden olmadıklarını, bozuk bir yola saptıklarını bildirmişler ve bu vesile ile selefiliğin önü o dönemler için kapatılmıştır.

Hicri takvime göre yedinci yüzyılda ise İbn-i Teymiyye isimli bir kişi aynı fitne yoluna başvurmuştur. İbn-i Teymiyye’nin yeniden ortaya atarak alevlendirdiği bu hareket, devam eden süreçte sözde müritlere aktarılarak hicri takvime göre on ikinci yüzyıla yani miladi takvime göre on sekizinci yüzyıla kadar devam etmiştir.

Bu dönemde ise, İbn-i Teymiyye isimli şahsın kitaplarını okuyarak etkisi altında kalan ve İngilizler tarafından aldatıldığı düşünülen Muhammed bin Abdülvehhab, selefilik hareketini tekrar hayata geçirmiştir ve ilk olarak 1744 yılında Necd bölgesinde Vehhabilik adı altında selefilik temelli bu hareketi yaymaya başlamıştır.

Bu atılımdan sonra günümüze kadar süre gelen bu hareket mezhep olarak anılmaya başlanmış ve belli miktarlarda taraftar toplamayı da bir şekilde başarmıştır.

Vehhabilik Mezhebi

Bu sonradan türetilen mezhebin mensupları, hak olan dört mezhep dışında farklı bir yol izlemiş ve İslam’a kendi bakış açıları ile farklı bir yorum getirmişlerdir. Vehhabilik hareketinin en büyük destekçilerinden biri de Suudi Krallardır.

Her sene, Suudi kralların öncülüğüyle yapılan kampanyalarla, bu mezhebin hızla yayılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ancak İslam’a uyarladıkları ilginç yorumları ve radikal görüşleri sebebiyle, İslam tabanında pek destek görmedikleri de bilinmektedir.

Bazı iddialara göre ise Muhammed bin Abdülvehhab, İngiliz casuslarından biri olan Hempher isimli şahsın planlı faaliyetlerine aldanarak, İngilizlerin İslam’ı yok etmeye yönelik çalışmalarına alet olduğu öne sürülmektedir. 1713 yılında Muhammed bin Abdülvehhab ile tanışan Hempher, Abdülvehhab oğlu Muhammed’in devrim arzusu olan yapısını keşfeder.

Hempher, Abdülvehhab oğlu Muhammed ile emelleri doğrultusunda yakınlaşır ve uzun bir zaman arkadaşlık yaparlar. Hempher, elde ettiği hileli ve yalan dolu bilgileri Abdülvehhab oğlu Muhammed’e zerk eder. Onun da bu fikirlerden hoşlandığını gören Hempher art niyetli emelleri için Muhammed bin Abdülvehhab’ı kullanmaya karar verir. Hempher’in 1713 yılında ektiği bu tohum 1744 yılında filizlenir ve ileriki süreçlerde ise meyvesini vermeye başlar.

Bu konuya “İngiliz Casusun İtirafları” isimli kitapta da uzunca yer verilmiştir. Merak edenler ilgili kitaptan bu konuyu daha detaylı inceleyebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Henüz yorum yapılmamış.