Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

Dini bayram olarak da bilinen Ramazan bayramı ve Kurban bayramı olmak üzere Müslümanlar yılda iki bayram yaparlar. Hicri takvime göre; Şevval ayının birinci günü Ramazan bayramıdır, Zilhicce ayının onuncu günü ise Kurban bayramıdır.

Bayram namazı vakti, sabah kerahat vakti çıktıktan sonra işrak vaktinde kılınır. İslam dininin şiarından olan bu iki bayram, Cuma namazı farz olan kimseler üzerine vaciptir. Hanefi Mezhebine göre vacip olan bayram namazları Şafi Mezhebine göre sünnettir. Bayram namazına gusül abdesti alıp temiz elbise giyerek gitmek sünnettir.

Bayram namazı iki rekattır ve cemaatle kılınır. Bayram namazlarında ezan ve kamet getirmek yoktur. Bayram hutbesi ise sünnettir ve namazın  ardından okunur. Diğer namazlara nazaran farklılık arz eden bayram namazlarının birinci rekatında üç, ikinci rekatında üç olmak üzere fazladan altı tekbir alınır. Bu tekbirlere “zevaid tekbirleri” denilir.

Yılda iki kere kılınan bir namaz olmasından dolayı kılınış şekli unutulabiliyor veya tereddüt oluşturan haller ile karşılaşılabiliyor.

BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI:

1) Ramazan Bayramı

Birinci Rekat:

Namaz için saf düzeni aldıktan sonra “Niyet ettim Allah rızası için Ramazan bayramı namazını kılmaya,

Cünüp Ne Demek

Cünüp Nedir?

Cenabet olarak da bilinen cünüplük hali; ergenlik çağına girmiş olan erkek ve kadının dokunma, bakma, düşünmek veya ihtilam olmak (rüyada cinsel ilişkide bulunmak) sureti ile şehvetle (cinsel arzu ile ) gelen meninin dışarı çıkması ve cinsel ilişkide bulunulması hallinde cünüplük meydana gelir.

Cinsel ilişki sonucunda dışarı meni çıkmasa bile ilişkinin süresine bakılmaksızın cünüplük hali gerçekleşmiş olur ve bu ilişkide bulunanlar cünüp sayılır. Cünüp olan Müslüman kişi için gusül abdesti farz olur.

İhtilam olan veya cinsel ilişkide bulunan kimse, idrar yapmadan veya epeyce yürümeden yahut  da uyumadan yıkanıp da sonra kendisinden meninin kalanını çıkması halinde tekrar gusül yapması gerekir. Bunları yaptıktan sonra şehvetsiz olarak kalan meninin çıkmasından dolayı tekrar gusül gerekmez.

Kişi uykusundan uyandığında ihtilam olduğunu hatırlar ise ve çamaşırında yaşlık görürse cünüp olmuş demektir. Uykudan uyandığında ihtilam olduğunu hatırlamadığı halde çamaşırında yaşlık olan kişide cünüp olmuştur. Bu iki durumda da gusül abdesti farz olur.

Uyandığında ihtilam olduğunu hatırlayan fakat çamaşırında yaşlık ve meni belirtisi bulunmayan kişi cünüp olmamış sayılır ve bu hal gusül gerektirmez.

Adak Kurbanı Nedir? Kurban Etini Kimler Yiyebilir?

Adak Kurbanı Nedir? Kurban Etini Kimler Yiyebilir?

Adak kelimesi fıkıh açısından, yükümlülüğü olmamasına rağmen bir şeyi ibadet türünden kendisi için vacip kabul ederek bu ibadeti icra etmesi anlamına gelir. Daha açık ifade etmek gerekirse; bir bireyin, sorumlu olmamasına rağmen farz ya da vacip bir ibadeti yapma konusunda Allah’a (C.C.) söz vermesi ve o ibadeti kendi açısından bir borç kılmasıdır.

Adak Kurbanı Nedir?

Adaklık kurban ise bu farz veya vacip olmadığı halde yapılacağına dair Allah’a söz verilen ibadetin, kurban kesmek cinsinden tercih edilmesi anlamına gelir.

Adaklık kurban kesme konusundaki hüküm ise; “kurban adayan bir kimsenin o kurbanı kesmesi vaciptir” şeklindedir. Şayet kişi bu adağı yaparken, bir şart veya isteğin gerçekleşmesine bağlı tuttuysa o zaman bu şart veya istek gerçekleşirse adak kurbanını kesmesi gerekir.

Adak Kurbanının Etinden Kimler Yiyebilir?

Adak olarak kesilen kurbanın etinden, adağı icra eden kişinin kendisinin, eşinin, annesi ile babasının, nineleri ile dedelerinin ve çocukları ile torunlarının yemesi caiz değildir. Bunların dışında olup fakirlik yaşayan insanlar adak kurbanının etini yiyebilirler.

Düğün, şenlik veya toplantı türünden ekinliklerde adak kurbanının eti ikram etmek de caiz değildir.

İslam Dininde Temizlik

İslam Dininde Temizlik

İslam dininde önemli konulardan biri de temizliktir. Hepimizin bildiği “Temizlik imandandır” diye bir tabir vardır ve bu sözün aslında bizlere vermek istediği mesaj, İslam‘ın temizliğe verdiği önemi vurgulamaktır.

İslam’da temizlik hem maddi hem de manevidir. Yani necasetten ve hadesten taharet olarak ta sıklıkla karşılaştığımız iki tür temizlik vardır. Necasetten taharet yani maddi temizlik görünen kir ve pisliklerden arınmayı, hadesten taharet yani manevi temizlik ise görünmeyen kir v pisliklerden arınmayı ifade eder.

Öyle ki; İslam dini Müslümanlara bazı yükümlülükler vermiştir ve o yükümlülüklerden biri de bu iki tür temizliktir.

Temizlik hususundaki birinci yükümlülük, insanın kendisini, bedenini, elbiselerini ve yaşadığı yeri temiz tutması yani maddi temizliğe riayet etmesidir. Bu temizlik, hem ibadetlerimizin ilk gereğidir hem de sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Malumumuzdur ki günümüzde bir çok hastalığın temelinde de yetersiz hijyen yatmaktadır ve bu durum insanda geçici veya kalıcı bir takım hastalıklara sebep olmaktadır.

Temizlik hususundaki ikinci yükümlülük ise günahlardan ve haramlardan kendisini uzak tutması yani manevi temizliğe dikkat etmesidir.

Tefekkür Nedir

Tefekkür Nedir? Nasıl Tefekkür Edilir?

Sözlükteki karşılığı fikir yürütmek, düşünmek olan tefekkürü; Allah’ın (C.C.) kendisini değil de, yaratmış olduğu her şeyi düşünerek kendimize ders çıkarma eylemi olarak açıklamak daha doğru olacaktır. Zira insan aklı olan bir yaratıktır. Tefekkür de özet olarak; akıl yolu ile Allah’a (C.C.) ulaşmak demektir.

Kur’an-ı Kerim’de de akıl ile tefekkür konularına sıklıkla yer verilmiş olduğunu görmekteyiz. Bu durum bile bizleri düşünmeye teşvik etmektedir. İşte bunu düşünüp idrak etmeye çalışmak bile tefekkür sayılır.

Nasıl Tefekkür Edilir?

Peki akıl yolu ile, düşünerek Allah’a (C.C.) ulaşma veya kendimize ders çıkarma dediğimiz tefekkür nasıl yapılır? Bu konuyu 5 farklı başlık altında sizlere izah etmeye çalışalım.

a) Allah’ın (C.C.) Yarattığı Şeyleri Düşünelim

Yüce Allah’ın (C.C.) var ettiği varlıklar üzerine düşünerek, Rabbimizin hikmetlerine fikir yolu ile mesai ayırmak, Allah’a (C.C.) olan inancımızın artmasına ve dahi şükür etmemize yardımcı olur.

Mesela tırnağımız, sakalımız veya saçımız sürekli uzamakta iken, kirpiklerimiz ya da kolumuz veyahut boyumuz bir noktadan sonra uzamamakta.

Umre Nedir?

Umre Nedir?

Ziyaret etmek anlamına gelen umre; Müslüman kimselerin Kabe’yi ziyaret etmesi olarak ifade edilebilir. Hacca benzeyen bir ziyaret biçimi olan umrede, Hac gibi Zilhicce ayında olması gibi bir şartı yoktur. Umre, Hac zamanı hariç, herhangi bir zamanda yapılan ibadet amaçlı bir ziyaret olarak ifade edilebilir.

Daha açıklayıcı bir tanım yapmak gerekirse şayet; umre, bir zamana bağlı olmadan, ihram giyerek Kabe’yi tavaf etmek, Safa ve Merve arasında yapılan say icra etmek ve sonrasında tıraş olunup ihramı çıkarmak suretiyle yapılan ibadettir. Küçük Hac olarak da ifade edilen umre farz değil, bir sünnettir ve belli bir zaman diliminde yapmak gibi şartı bulunmamaktadır.

Umre ibadetinin Hacdan farkları ise; bir zamana bağlı olarak yapılmaması, kurban kesme, Arafat ile Müzdelize vakfesi ve şeytan taşlama gibi görevlerin bulunmamasıdır. Bu yüzdendir ki Hacca “büyük hac” yani “hacc-ı ekber”, umreye ise “küçük hac” yani “hacc-ı asgar” denilmektedir. Hatta Hacc yapanlara “hacı” denirken umre yapanlara “mutemir” yani “yarı hacı” denilmektedir.

Umrenin Hükmü Nedir?

Müslümanların ömürlerinde bir kez de olsa umre ibadeti yapması Hanefi ve Maliki mezheplerinde müekked sünnet,

Dabbe-tül-arz Nedir?

Dabbe-tül-arz Ne Demektir?

Dabbe kelimesi aslında hareket eden ve canlı durumda olan hayvan anlamına gelmekte. Peki dabbe tek bir hayvandır diyebilir miyiz? Hayır diyemeyiz.

(*) Dabbeyi aslında bir tür olarak düşünmek daha isabetli olur.

Bu bilgiye bir yıldız (*) koyduk. Çünkü daha sonra bu bilgi üzerinden kuvvetli bir yoruma yer vereceğiz.

Dabbe-tül-arz ise kıyametin alametlerinden biri için kullanılan bir tabirdir ve bu bilginin en bilinen dayanağı ise Peygamber efendimizin (S.A.V.) aşağıda yer verdiğimiz hadisi şerifidir.

Müslim, Fiten, 118; İbn Hanbel, “Müsned”, 2/201

Onun alametlerinden biri, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vakti insanların üzerine dabbenin çıkmasıdır. Bu alametlerden hangisi önce belirirse, ötekisi onu kısa zamanda takip edecektir.

Başka bir hadisi şerifte ise Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:

(#) Ahmed b. Hanbel, “Müsned”, 2/491

Dabbetü’l-arz, yanında Hz. Musa’nın asası ve Hz. Süleyman’ın mührü olduğu halde çıkar.

Vehhabilik Mezhebi

Vehhabilik Mezhebi

Bu mezhebi kuran kişi Muhammed bin Abdülvehhab isminde bir şahıstır. Abdülvehhab ise, Sünni İslam’ın lafızcı bir kolu olan Hanbeli ekolü içerisinde yetişmiştir. Abdülvehhab, radikal görüşleri ile tanınan bir İslam alimi olarak bilinmektedir.

Vehhabiliğin temelleri hicri takvime göre dördüncü yüzyıla kadar uzanmaktadır. O zamanlar Hanbeli mezhebinden yani  ehl-i sünnet yolundan ayrılmış bazı kişiler, manası kapalı olan ayetlere ve hadislere, görünen manalarına göre kendilerince yorumlar getirerek bu yorumlara tutunmaya başlamışlardır. Sonrasında ise Allah’ı (C.C.) bir takım teşbih ve tescimlerle kendilerince bir benzetmeye gitmişlerdir.

İnsanların kendilerine inanmalarını sağlamak amacıyla da selef-i salihinin izinden gittiklerini ileri sürmüş ve sonraları kendilerini selefi olarak adlandırmışlardır. Fakat Hanbeli mezhebinin ileri gelenleri bu kişilerin selef-i salihinden olmadıklarını, bozuk bir yola saptıklarını bildirmişler ve bu vesile ile selefiliğin önü o dönemler için kapatılmıştır.

Hicri takvime göre yedinci yüzyılda ise İbn-i Teymiyye isimli bir kişi aynı fitne yoluna başvurmuştur. İbn-i Teymiyye’nin yeniden ortaya atarak alevlendirdiği bu hareket, devam eden süreçte sözde müritlere aktarılarak hicri takvime göre on ikinci yüzyıla yani miladi takvime göre on sekizinci yüzyıla kadar devam etmiştir.

Regaib Kandili ve Önemi

Regaib Kandili ve Önemi

Bu yazımızda; Regaib nedir? Regaib Kandili neden önemlidir? Regaib Kandilini nasıl değerlendirmek gerekir? gibi soruları sizler için yanıtlamaya çalışacağız.

Regaib Nedir?

Regaib kelimesi Arapça olan “rağbe” kelimesinden türemiş bir kelimedir ve rağbet etmek, bir şeyi istemek, o şeye meyletmek, arzu etmek ve elde etmeye çabalamak anlamlarına gelmektedir. Regaib Kandili veya Regaib Gecesi olarak isimlendirilen gün ise İslam’da önemli günlerden biri olan, üç aylar olarak tabir edilen aylardan olan Recep ayının ilk Cuma gecesini ifade etmektedir.

Bu gecede, Allah’ın (C.C.) ikram, ihsan, af, merhamet ve rahmetinin bolca dağıtıldığı müjdelenmiştir ve bu yüzden Regaib Kandili ve gecesi Müslümanlar için en önemli günlerden birini teşkil etmektedir.

Peygamber Efendimizin (S.A.V.) de bu gece hakkında şöyle dediği nakledilmiştir:

Beyhaki, Sünen, Şuabül-İman, 3/342

Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Recebin ilk (Cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.

Regaib Kandili Neden Önemlidir?

Abdest Nedir?

Abdest Nedir?

Abdest, Müslümanların belli ibadetleri yapmak için usulüne uygun olacak şekilde bazı uzuvları yıkayıp bazılarını mesh etme suretiyle yaptıkları maddi manevi bir arınma, temizlik ve ibadettir.

Abdest kelimesi Farsça Ab: su ve Dest: el kelimelerinden oluşarak el suyu anlamına gelmektedir. Abdestin Arapçası “vudu” dur. Sözlük olarak temizlik ve güzellik anlamına gelir. Terim olarak anlamı ise, belli organları yıkayarak ve mesh ederek yapılan bir temizliktir.

Namaz kılabilmek için abdest almak gereklidir. Abdestsiz namaz kılınmayacağı gibi Kur’an-ı Kerimi abdestsiz okumakta doğru değildir. Kur’an-ı Kerimi tutmak, Kabe’yi tavaf etmek, cenaze namazı kılmak tilavet secdesi yapmak için de abdest almak gerekir.

Aynı zamanda abdesttin Müslüman için manevi bir koruyuculuğu ve faydası da söz konusudur.  Abdest ile ilgili Allah  Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

(Maide Suresi/6)

Ey iman edenler, namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.

Abdest; daha çok dış dünyayla temas eden organlarımızın temizlenmesine,

Orucu Bozan Şeyler

Orucu Bozan Şeyler

Oruç, imsak vakti dediğimiz fecr-i sâdık (ikinci fecir) zamanından güneşin batışına kadar geçen süre içinde hiçbir şey yememek, içmemek, cinsî muamelede bulunmamak demektir.
Oruç, kelime olarak, Farsçadan Türkçeye girmiş bir isimdir. Kelimenin aslı “ruze”dir. Türkçede “oruze” şeklinde kullanılırken, zamanla “oruç” hâlini almıştır. Arapçadaki karşılığı savm ve siyâm kelimeleridir. Oruç tutmaya imsâk de denir. İmsâk, nefsi, meylettiği şeylerden uzak tutmak, onları yapmamak mânasındadır. İmsâkin mukabili iftar kelimesidir ki, oruç açmak, oruç bozmak mânalarına gelir.

Bülûğa ermiş, aklı başında kadın ve erkek her müslümana, Ramazanda oruç tutmak bir kulluk borcudur ve farz-ı ayndır. Bülûğa ermemiş çocukların oruç tutması ise farz olmamakla beraber onları da namaz gibi, küçük yaşlardan itibaren yavaş yavaş oruç tutmaya alıştırmak, oruca heveslendirmek lâzımdır.

Yolcu ve hasta olanlara da oruç farzdır. Ancak Ramazanda tutmaları mecburî değildir. Çünkü Ramazan orucunun Ramazan içinde edâsının farz olması için, sıhhat ve ikâmet şarttır. Yolcularla hasta olanlara şeriatın izin ve ruhsatı vardır. Dilerlerse oruçlarını Ramazanda tutarlar, dilerlerse yolcular yolculuktan evlerine döndüklerinde, hastalar da iyi olduklarında gününe gün kazâ ederler.

İftar Duası

İftar Duası

İslam dininin önemli ve kutsal ay olan Ramazan ayı içerisindeyiz. Bu ayda birçok ibadet yapılır, teravi namazı kılınır ve en önemlisi de ayın temsilcisi olan oruç tutmaktır. İmsak vakti ve akşam namazı arasındaki geçen süre içerisinde hiçbir şekilde yemek yenilmez. Sonrasında ise akşam ezanı ile birlikte oruçlar açılır. İftar duası okunur. Oruç sayesinde beden rahatlar ve sıhhat bulur.

Ramazan ayında küsler barışır, yakınlar akrabalar iftar yemeğine alınır ve böylece bağlar kuvvetlenir. Camilerde de Ramazan ayı boyunca hatmi şerif okunur.  Bu ay 11 ayın sultanı olarak nitelendirilmektedir İslam dinine göre. İbadetlerin kat kat sevapları fazlalaşır.  11 aydan daha faziletli ve kıymetli bir ay olarak nitelendirilir Ramazan ayı.

Bu ayda iftar yapmadan önce dualar edilir. Bu dua iftar duası olarak adlandırılır. Şimdi bilmeyenler için iftarda okunabilecek kısa bir duayı sizlerle paylaşalım.

Ramazan ayında oruç açmadan önce okunacak olan iftar duası şöyledir:

Allah’ım senin için oruç tuttum.

Fatiha Suresi

Kadir Suresi

Türkçe:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. ﴾1﴿ Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! ﴾2﴿ Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. ﴾3﴿ Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. ﴾4﴿ O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. ﴾5﴿

Arapça:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ﴿١﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ ﴿٣﴾ تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ ﴿٤﴾ سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿٥﴾

Okunuşu:

Bismillahirrahmânirrahîm. (1) İnna enzelnahü fiy leyletilkadr (2) Ve ma edrake ma leyletülkadr (3) Leyletülkadri hayrüm min elfi şehr (4) Tenezzelülmelaiketü verruhu fiyha biizni rabbihim min külli emr (5) Selamün hiye hatta matle’ılfecr

Resimli Cuma Mesajları

Cuma Mesajları

Cuma Mesajlarını siz değerli ziyaretçilerimiz için toparladık. Peki Cuma gününü diğer günlerden farklı kılan önemi nedir? Cuma günü, müminlerin & müslümanların bayramıdır. Cuma günü yapılan ibadetlere iki kat sevap yazılır. Bu günde işlenen günahlar da iki kat yazılır. Bundan dolayı ki Cuma gününü, günahlardan kaçarak ibadetle geçirmeye çalışmalıyız. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: ” Cuma günü günah işlemeden selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer. ” (İmam-ı Gazali)

İşte bu hayırlı günde sevdiklerinize, akrabalarınıza, eş ve dostlarınıza gönderebileceğiniz en güzel cuma mesajları’nı bir araya getirdik. İşte 2017’nın En Güzel Cuma Mesajları:

Regaib Kandili

Regaib Kandili

Arapça bir kelime olan Regaib sözlük anlamına bakıldığında arzulamak, bir şeyi istemek, bu isteğe karşı meyletmek ve daima onu elde tutmak anlamlarına gelmektedir. Oldukça hoş bir anlamı olan Regaip gecesine de Regaip kandili denmektedir. Üç aylardan ilki olan Recep ayında bu gece ihya edilmektedir. Recep ayının ilk Cuma gecesine rastgelen mübarek akşamda Müslümanlar bolca dua etmelidirler. Cuma gecesi ve kandil gecesi bir araya geldiği için, bu iki günün ve gecenin önemi daha da artmış hale gelmektedir. Mana olarak ise Recep ayının ilk Cuma gecesi olduğundan bu geceye kandil akşamı denmiştir. Her kandil gecesinde olduğu gibi bu kandilde de küsler barışmalı, çevredeki Müslümanlar sevindirmeli, bolca kuran okunmalı ve zikir çekilmelidir. Eğer varsa mutlaka kaza namazları ve bunun yanı sıra nafile namazlar da ihya edilmelidir. Allah’ın rahmetinin sağnak sağnak yağdığı bu gecede affedilmeyen Müslüman kalmamaktadır. Ancak mutlaka üzerimize düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirmemiz gerekmektedir.

Müslümanlar için tüm kandiller önemli olduğu gibi Regaip kandili de büyük önem taşımaktadır. Hem kandil olduğu için hem de Cuma gecesine tekabül ettiği için mutlaka iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.

Mevlid Kandili

Mevlid Kandili

İslam dininde önemli ve özel gün ve geceler mevcuttur. Hepsinde de islam ve Allah’a inanış adına oldukça önemli olaylar gerçekleşmiştir. Bu önemli gün ve gecelerde tüm inananlar ibadetle hatalardan dolayı af dileyerek, nimetlere şükür ederek ve sıkıntı ve kederleri için yardım isteyerek geçirirler. İbadetlerin daha da makbul olunduğu Allah’ın izzet ve ikramının bol olduğu özel gün ve gecelerdir.  Kadir gecesi ramazan ayı içerisinde kıymetli bir gecedir. Berat kandili Kur’ an- ı Kerim’in indiği gecedir. Mevlid kandili ise son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’ in dünyaya geldiği gündür.  Miraç kandili ise Hz. Muhammed (s.a.v)’ in miraca çıktığı gecedir ve kur’ an da isra suresinin ilk ayetinde bu bildirilmektedir

Mevlid Kandili Nedir?

Mevlid kelime anlamı ile doğum anı demektir. Hz. Muhammed (s.a.v) doğduğunda yeryüzünde birçok olay gerçekleşmiştir. Kur’ an- ı kerimde bu gece önemli ve en mübarek gece olarak bildirilmektedir. Cehalet ve zulmün en çirkin haliyle yaşandığı bu dönemde güzel ahlakı ve habercisi olduğu din ile insanlara daha güzel bir yaşam için anahtar olan Hz.

Kadir Gecesi

Kadir Gecesi

En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur’ân’da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa “Leyletü’1-Kadr” ifadesini açıkça zikretmektedir:

“Şüphesiz, o Kur’ân’ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur:

“O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.”

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir.

Sahur Nedir? Sahur Saatleri

Sahur Saatleri için lütfen sağdaki arama çubuğuna şehrinizi yazın yada anasayfamızdan sahur saatleri için bir şehir araması yapın.

Sahur Saatleri
Sahur Saatleri

Sahur: Oruç tutmak için gecenin son altıda birinde yenen yemektir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) sahur yemeğini özellikle teşvik ederek, Yahudilerden sahur yemeği ile ayrılacağımızı beyan etmiş; mutlaka yenmesini tavsiye ile bunda bereket olduğunu söylemiştir. Böylece sahur yemeği oruç tutan müslümanların önem verdikleri bir yemek olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) “Sahurda kalkınız, sahurda bereket vardır” buyurmuştur.

Orucun başlayış ve bitiş vakti gündüze göre tayin edilmiştir. Gündüz ise güneşin doğuşu ile batışı arasındaki zamandır. Kur’ân-ı Kerimin orucun başlangıcını bildirirken kullandığı ifade ile, orucun bitimini bildirirken kullandığı ifade arasında farklı bir üslup vardır. Ayette orucun başlama zamanı için “siyah iplikle beyaz ipliğin birbirinden ayrılması” ibaresi kullanılırken; orucun bitimi için de “geceye kadar” ifadesi kullanılır.

İftar Hakkında

Allah rızası için veya nafile oruç tutan bir Müslüman’ın, güneşin ufukta kaybolmasından sonra birşey yiyerek orucunu açmasına “İftar” denir. Dinimiz iftar etmeye, iftar vermeye ve iftar vaktine büyük bir kıymet vermektedir.

İftar Hakkında
İftar Hakkında

Öyle ki, “Bir kimse Ramazan ayında bir oruçluya iftar verirse, günahları af olur. Cenab-ı Hak onu cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir. Ashab-ı kiram dediler ki: Ya Resulallah! Her birimiz bir oruçluya iftar edecek, onu doyuracak kadar zengin değiliz. Bunun üzerine Allah Rasulü şöyle buyurdu: Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir. Bu ayda bir oruçluya su veren kimse kıyamet günü susuz kalmayacaktır”.. “İftar zamanında, oruçlunun ağız kokusu, Allahu Teala’ya her kokudan daha güzel gelir”.. “Her iftar vaktinde Allah tarafından (cehennemden) azat edilen kimseler bulunur. Bu, (Ramazan’ın) her gecesinde olur.”

Hadis-i şerifleri bu doğruyu ifade etmektedir. Sahur gecenin son altında birinde yenen yemeğe denilir. Bu vakit takvimlerde imsak vakti olarak belirtilmiştir.

Bayram Namazı

Bayram Namazı

Bayram namazı, biri Ramazan Bayramı ve diğeri Kurban Bayramında olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rekatlık bir namazdır. Hanefî mezhebine göre, Cuma namazı kılmak farz olan kimselerin bu namazı kılması vaciptir. Bayram namazının sıhhatinin şartları, hutbe hariç, Cuma namazının şartları gibidir. Farklı olarak bu namazda hutbe sünnetidir.

Bayram namazı cemaatle kılınan namazlardan olup, tek başına kılınmaz. Bu namazın kılınışında diğer namazlardan farklı olarak, birinci rekatta iftitah tekbiri ve “sübhaneke” duasının okunmasından sonra, Fatiha sûresinin okunmasından önce üç ve ikinci rek’atte rükudan önce üç olmak üzere fazladan altı tekbir alınır. Bunlara zevâid tekbirleri denir. Namaz tamamlandıktan sonra hutbe okunur.

Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

  1. Önce “Niyet ettim vacip olan bayram namazını kılmaya, uydum hazır olan imama” diye niyet edilerek namaza durulur.
  2. Sonra “Sübhaneke” okunur.
  3. Sübhanekeden sonra eller üç defa tekbir getirerek kulaklara kaldırılıp (iftitah tekbirinde olduğu gibi), birinci ve ikincisinde iki yana bırakılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmam önce Fatiha,